|
|
|
|
Son yıllarda ortaya çıkan "metroseksüel
erkek" kavramıyla birlikte yüzündeki kırışık, açık gözenek ve
aknelerden şikayetçi olan; saç dökülmesi ve fazla kilolar gibi
problemlerin çözümü için estetik ve güzellik merkezlerine başvuran
erkeklerin sayısında büyük artış var. Erkek estetiğinde en fazla ilgi
gören konuların başında ise istenmeyen tüylerden kurtulma yöntemleri
geliyor.
Özellikle elmacık kemiği, kaş arası, ense, boyun, ellerdeki tüyler ve
batıklar, omuz, sırt ve göğüs bölgelerindeki kıllardan şikayetçi olan
erkekler, lazer epilasyon yöntemiyle istenmeyen tüyler ve batıklardan
kalıcı olarak kurtuluyor.
Lazer epilasyon yöntemi ile ortalama 4-5 seans gibi bir süreçte kıl
kökleri tamamıyla tahrip edilerek tamamen tüysüz bir görünüm elde
edilebileceği gibi, uygulama 2-3 seans yapıldıktan sonra bırakılarak
kılların seyreltilmesi ve daha zayıf hale getirilerek bırakılması
mümkün.
Erkekler avantajlı...
Lazer epilasyon uygulaması yönünden bakıldığında erkek ve bayan
hastalar arasında hiçbir farklılık yok. Erkek hastaların, kıl
köklerinin kalın olması nedeniyle lazer epilasyon konusunda daha
avantajlı olduğu söylenebilir. Kalın kıl kökleri, lazer ışınının
enerjisini daha fazla absorbe etmektedir ki bu da uygulamanın kıl
köküne daha fazla tahribat yaptığı anlamına gelir. Böylelikle erkek
hastalar tedaviye daha hızlı cevap verir diyebilirz.
Lazer ışını nedir; ciltte nasıl bir etki yaratır?
Vücutta istenmeyen kılların epilasyon yöntemi ile ortadan kaldırılması
dünyada yaklaşık 20 yıllık bir geçmişe sahip. Bayanların yanı sıra
erkeklerin de ilgi gösterdiği yöntem, Avrupa ve Amerika''da
milyonlarca kişide başarı ile uygulanmaktadır.
Lazer teknolojisi gün geçtikçe büyük gelişmeler göstermekte;
LightSheer diode lazer gibi yeni jenerasyon cihazlarla daha etkili,
güvenli ve kalıcı sonuçlar sağlanmakta, uygulama sırasında duyulan
rahatsızlıklar en aza indirgenmektedir.
“Light Amlification by Stimulated Emmition of Radiation” kısaca lazer
ışını, bildiğimiz ışıktan farklı olarak ışığın tek dalga boyunda düz
bir demet halinde yayılmasıdır. Lazer ışını doku üzerine düştüğünde
dokunun özelliklerine bağlı olarak üç farklı olay gerçekleşmektedir.
1. Yansıma: Yansıyan ışık çarptığı yere enerji bırakmaz.
2. Geçirgenlik: Işık, dokudan geçtiğinden dokuya enerji bırakmaz.
3. Absorbsiyon: Absorbe olan ışık tüm enerjisini çarptığı yere
bırakarak ısınmaya neden olur.
İnsan cildi gibi yarı geçirgen dokularda her üç olay birden değişik
kombinasyonlar içerisinde görülür.
Lazer ışınının epilasyon etkisi nasıl oluşur?
İ stenmeyen tüylerin lazer ile yok edilmesi yönteminde temel prensip,
kıl ve kıl kökünde bulunan kılın rengini veren melanin pigmenti ile
ışığın etkileşimidir. Melanin üzerine düşen ışığı absorbe eder.
Absorbe olan ışık, ısı enerjisine dönüşerek kılı tahrip eder.
Kalıcı epilasyon yöntemi için lazer ışınının cildin derinliklerine
nüfuz ederek kıl köküne hasar vermesi gerekir. Kök bölgesi, vücudun
çeşitli yerlerinde değişmekle birlikte yaklaşık yüzeyin 2- 5 mm
altındadır.
Lazer ile epilasyonda seçici fototermoliz denen yöntem kullanılarak
melanin taşıyan kılı yok etmeye yetecek, ancak çevredeki dokuya zarar
vermeyecek ölçüde lazer ışını gönderilmektedir. Bu nedenle güvenli ve
etkili bir epilasyon için, cilt rengi; kıl rengi, kalınlığı ve
yoğunluğu dikkate alınarak cilde gönderilecek enerji değerini ve
gönderilme süresini belirlemek büyük önem taşır.
Bu nedenle LightSheer gibi bu alanda geliştirilen yeni cihazlarda
bilgisayar sistemi bulunmakta kişinin cilt ve kıl özelliklerine göre
uzman doktorlar tarafından özel ayarlamalar yapılmaktadır.
Lazer epilasyonda ten rengi önemli midir?
Lazer epilasyon yöntemi genelde açık tenli ve koyu renk tüylü
kişilerde etkinliği daha yüksek olan bir yöntemdir. LightSheer diod
lazer gibi yeni jenerasyon lazer cihazlarında kişiye özel ayarlar
yapabilme imkanı vardır. LightSheer ile koyu ve yanık tenlilerde hatta
zencilerde bile güven ve başarı ile uygulanmaktadır. Bu konuda FDA
tarafından 6 yıl önce onaylanan en gelişmiş cihaz LightSheer diode
lazerdir.
Neden birden fazla seans gerekmektedir?
Vücut kılları anajen, katajen ve telojen olarak adlandırılan üç
gelişim evresinde bulunur. Her kıl bu evrelerden birbirinden bağımsız
farklı zamanlarda geçmektedir. Lazer epilasyon sadece anajen (aktif)
dönemdeki kılları etkiler. Bu nedenle tek seansta uygulanan bölgedeki
tüm kılları yok etmek mümkün olmamaktadır. Tedavi süreci için (1-1,5
yıla yayılmış olarak) vücut bölgelerinde ortalama 4-5 seans; yüzde 6-7
seans diyebiliriz.
Seanslar ne kadar sürer?
Lazer epilasyon yönteminde çok kısa sürelerde, büyük alanlarda çalışma
yapılabilir. Her seans uygulama yapılacak bölgenin genişliğine göre
farklı sürede tamamlanır. Örneğin, sırt, göğüs gibi büyük alanlar
ortalama 2-2,5 saat; boyun, ense gibi daha küçük bölgeler 10-15
dakika, elmacık kemikleri kaş arası gibi küçük bölgeler 5-6 dakika
gibi sürelerde taranmaktadır.
Seans aralıkları nasıl olmalıdır?
Seans sıklığı yüz bölgesinde 1,5-2 ay, vücut bölgelerinde 2-2,5
ay''dır. Tedavi ilerledikçe seans aralıkları uzamaktadır. Örneğin
üçüncü seanstan sonraki uygulamalara ortalama 4-5 ay sonra gereksinim
duyulmaktadır. Uygulamadan sonra, sonraki seansa kadar tüyler
çıkmayacağından aralarda herhangi bir müdahale gerekmemektedir.
Lazer epilasyon ağrılı bir yöntem midir?
LightSheer diod lazer gibi yeni jenerasyon lazer cihazlarında aktif
soğutuculu ucu sayesinde uygulama sırasındaki acı ve rahatsızlığı
minimuma indirgenmiştir. Işın verildiğinde bazı hastalar, hafif bir
batma ya da yanma hissi duyduklarını söylerler. Lokal anesteziye
ihtiyaç yoktur.
Lazer epilasyonun yan etkisi var mıdır?
İşlem, hastanın cilt ve kıl tipine uygun enerji değerleri ile
yapıldığında lazer epilasyonun hiçbir yan etkisi yoktur. Uygulama
sonrasında kısa süreli olarak, hafif bir kızarıklık ve yanma
görülebilir ki bu da tedaviden sonraki 2-3 saat içinde geçmektedir.
Çok hassas ciltlerde kızarıklıklar 2-3 gün devam edebilir.
Lazer epilasyonu kimler uygular?
Lazer epilasyon uygulamasının güvenli ve etkin bir şekilde yapılması
için kişinin kıl ve cilt tipine göre değişen değerlerle yapılması
büyük önem taşımaktadır. Cilde gönderilecek lazer ışınının dokuya
zarar vermeden kıl kökünde maksimum tahribatı yapması gerekmektedir.
Buna göre ışının jul cinsinden enerji değerleri ve gönderilme süresi
kişinin cilt rengi, kıl rengi, kalınlığı ve yoğunluğuna göre farklılık
göstermektedir. Bu nedenle lazer uygulamaları uzman hekimler
tarafından yapılmalıdır.
Lightsheer diod lazerin diğer lazer cihazlarına göre farkları
nelerdir?
LightSheer, FDA onaylı üçüncü jenerasyon bir diod lazer olup, lazer
teknolojisinde günümüzde ulaşılmış en son noktadır.
LightSheer epilasyon amaçlı diğer lazerlerin bir çoğuna kıyasla daha
uzun dalga boyuna sahip olduğundan, ışığı daha derine ulaşabilmekte
böylece dokuya hasar vermek yerine kıl kökünü tahrip ederek kalıcı
sonuçlar vermektedir.
Epilasyon işlemi cihazın bilgisayar sistemi rehberliğinde yapılmakta,
hastanın cilt ve kıl tipine göre ışığın enerjisi ve gönderilme süresi
arasındaki ilişki otomatik ayarlanmaktadır.
LightSheer, bir saniyeden kısa bir sürede yüzlerce kıl folikülünü yok
edebilecek teknik kapasiteye sahip bir cihaz olduğundan epilasyon
işlemi daha kısa sürede tamamlanabilmektedir.
LightSheer, vücudun tüm bölgelerindeki kıllar üzerinde etkilidir.
Cihazın ucundaki aktif soğutucu sayesinde işlem öncesi, sırası ve
sonrasındaki rahatsızlıklar en aza indirilmekte ve dokuya zarar
verilmesi engellenmektedir.
LightSheer özgün tasarımı sayesinde diğer lazerlerden farklı olarak
zenciler dahil bronz tenliler ve esmer tenlilerde güvenle
kullanılabilir.
Yaz aylarında / solaryum sonrası lazer epilasyon uygulaması
yapılabilir mi?
Lazer epilasyon açık tenli kişilerde daha kısa sürede tamamlanan bir
yöntemdir. Cilt renginin açık olması yüksek enerji değerleriyle
çalışılmasına olanak sağlayacağından epilasyon işlemi daha kısa sürede
tamamlanacaktır. Diğer yandan LightSheer''deki bilgisayar sistemi
sayesinde kişinin cilt rengine göre özel ayarlamalar yapılabileceği
için bronz tenliler üzerinde uygulama yapılmasında hiçbir sakınca
yoktur.
Yalnızca seans sonrasındaki birkaç gün solaryum veya bronzlaşmak
amacıyla güneşe çıkılmaması ve yüksek koruma faktörlü uygun güneş
koruyucular kullanılması önerilmektedir.
|
|
|
|
|
|