ÜÇÜNCÜ KÖPRÜ
Üçüncü köprü ihalesini Japon, Amerikan ve Kayseri'li Türklerden
oluşan bir konsorsiyum almış. Köprüyü inşaa etmişler tam
açılışın yapılıp kurdelanın kesileceği an köprü büyük bir
gürültüyle çökmüş. Japon 'gitti tüm emeklerim mahvoldu kumlarım'
diye yakarıp harakiri yapmış. Amerikalı 'gitti tüm çeliklerim,
tonlarca çelik yıkıldı' diyerek çıkartmış tabancasını ve intihar
etmiş. Tüm bunları izleyen Kayserili müteahhit de derin bir oh
çekerek yanındakilere seslenmiş 'lan iyi ki hiç çimento
koymamışım ha, mahvolurdum bunlar gibi.'
MÜHENDİS
Karayolları Genel Müdürlüğünün misafiri olarak Türkiye'ye gelen
inşaat mühendisi Amerikalı, Kayseri'den geçerken yol çalışması
görür ve arabasını durdurur. Fakat yoldaki eşek nereye doğru yol
alırsa orası genişletilip yol yapılmaktadır. Hemen bunun niye
böyle yapıldığını sorar. Kayserili: 'Bu bizim mehendisimizdir
beyim. Eşşek nereye giderse orayı genişletip yol yaparık' diye
cevap verir.Katıla katıla gülmeye başlayan Amerikalı mühendis
'Peki eşeği bulamasaydınız ne yapacaktınız' diyince Kayserili
yapıştırır cevabı: 'O zaman Amerika'dan mehendis getirtirdik'
ÇİFTÇİ
İki tane çiftçi, biri Adanali, digeri Kayserili... sohbet
ederken, tabi haliyle zenginlikleriyle övünecekler...
Kayserili tarlalarinin çoklugundan, isçi yetistirememekten,
ürünlerin hersene telef olmasindan bahsedince Adanali atlıyor:
- 'Benim çiftlikte, sabah günes dogmadann biniyoruz arabaya,
aksam oluyor, biz hâlâ çiftliğin öteki ucuna yetisemiyo oluyoz,
çaresiz geri dönüyoruz'.
Kayserili de hiç bozuntuya vermeden lafı yapistiriyor:
-'Yahu bizim de vardı öyle bir arabamiz ama geçen sene sattik,
illet onlarla yolculuk ya...'
TAKSİMETRE
Taksinin yokusta frenleri patlamis, muthis bir hizla asagi
iniyor. Kayseri'li musteri bagirmis..
'Durdur su arabayi..'
Sofor panik icinde haykirmis..
'Durduramiyorum!..'
'O zaman taksimetreyi durdur hic degilse' demis, Kayserili.
YERDE PARA BULDUM
Bir gün kayseri'lilerle lazlar savaş
yapıyorlarmış.Kayserililerin aklına bir fikir gelmiş.Demişlerki;
bu lazların hemen hemen yarısı Temel, diğer yarısıda Dursun'dur
.Ve daha sonra savaşın ortasında bağırmaya başlamışlar:
-temel! temel!!!
Lazlardaki temeller kafalarını kaldırmışlar ve vurulmuşlar.
Daha sonra kayserililer :
-Dursun! dursun!!!!
Diye bağırmışlar. Dursunlarda kafalarını kaldırmışlar ve
vurulmuşlar.Lazlardan çok az kişi kalmış ve onlarında aklına bir
fikir gelmiş.Ve:
-Yerde para buldum bu kimin?
diye bağırmışlar. Bütün Kayserililer kafalarını kaldırmışlar ve
vurulmuşlar.
MERCİMEK ÇORBASI
Koyden kayseriye gelen koylu sabah kahvaltisi icin bir lokantaya
gider.Sabahin erken saatleri oldugu icin oldukca kalabalik olan
lokantada yer bulamayan koylu kasiyerin yanin daki kucuk masaya
oturur garson gelir mercimek corbasi soy ler fakat bizim
koylunun corba gelene kadar koylu bir sepet ekmegi yer corba
gelir onuda yer giderken kasada oturan haci ya borcunu
sordugunda ekmegin parasini verde corba bizden olsun der.
BİRLİKTEN GÜÇ DOĞAR
Bir İngiliz: holigan;
İki İngiliz: kavga;
Üç İngiliz: savaş;
Bir Fransız: aşık;
İki Fransız: duel;
Üç Fransız: Paris komunası;
Bir Zenci: basketçi;
İki Zenci: basket takımı;
Üç Zenci: güneş tutulması;
Bir Kayserili: satış noktası;
İki Kayserili k:üçük bi pazar;
Üç Kayserili: Hipermarket;
MATEMATİK
Emekli öğretmen yolda giderken, yanına son model bir araba
durmuş. İçinden çıkan bir genç:
- Hocam sizi gideceğiniz yere kadar götüüreyim.
Öğretmen genci tanımamış. Genç:
'Benim hocam Hacıbekir, tanımadın mı? Kayseri Lisesinden'
Öğretmen biraz hafızasını yoklayınca genci tanımış.
- Lan oğlum Hacıbekir seni tanıdım ama, bu ne zenginlik, sen
fakir bir öğrenciydin.
Hacıbekir anlatır:
-Öyleydim hocam ama, okuldan sonra ticarrete başladım. Kısa
zamanda biraz para kazandık.
Bunu duyan öğretmen iyice şaşırır:
- Lan oğlum ticaret hesap işidir. Ben seni matematikten sınıfta
bırakmamışmıydım. Sen sanıl ticaret yapıyorsun?
- Valla hocam matematik falan bilmem. (11)'e alıp (4)'e
satıyorum. Aradaki %3'le de geçinip gidiyoruz.
SONRA ONU DA YERİZ
Trenle İstanbula yolculuk eden Kayserili tanıştığı arkadaşıyle
biraz sohbetten sonra çantasından çıkardığı pastırmalı
yiyeceklerden arkadaşınada ikram eder. Arkadaşı,
-Sağol benim basurum var ben yemeyeyim deyince ,
Kayserili gayet ılımlı bir tavırla :
-Olsun onuda biraz sonra yeriz demiş
İŞİN FORMÜLÜ
Yahudinin biri,pazara,topal eşeği satmak için götürür,fakat
alıcıyı kandırsın diye eşşeğin tırnağına çivi çakar,eşşeğe bir
Kayserili müşteri çıkar,kayserili ayakta ki çiviyi görür,içinden
'çiviyi çıkarırım düzelir'diye düşünür,eşşeği alır. yahudi
ertesi gün sağda solda övünür. -siz kayserililer akılıyı diye
övünürsünnüz çiviyi çaktım anada doğma sakat eşşeği sattım der.
duyanlar bunu kayseriliye anlatırlar Kayse rili eli dizine
vurur: -tüh yahu,verdiğim para sahte olmasaydı bayağı
kazıklanmıştım.
2 KERE 2
Kayseriliye sormuslar 'İki kere iki kac eder?' 'Alcez mi Satcez
mi?' demis
|