Evlilik ve ilişkiler
Erkekler , Erken Evlenin!
Perşembe, Şubat 18th, 2010 | Evlilik ve ilişkiler, İlişkiler | Yorum yapılmamış
ABD’de yapılan bir araştırma, erken yaşta evlenen çiftlerin, sonsuza kadar mutlu olma şanslarının daha yüksek olduğunu ortaya koydu.
Teksas Üniversitesi tarafından 1503 kişinin katılımıyla yapılan araştırmanın sonuçları, toplumda yaygın olan genel kanının aksine, evlenmek için 30’lu yaşları beklemeyenlerin daha sağlam bir evliliğe sahip olma olasılığının fazla olduğunu gösterdi.
Üniversitenin sosyoloji bölümünden Norval Glenn, araştırmaya katılanların yüzde 98’inin evli, evlenmeyi düşünen ya da en az bir kere evlenmiş kişiler olduğunu belirterek, evliliğin toplumda hala sağlam bir kurum olarak görülmeye devam ettiğinin görüldüğünü söyledi. Glenn, çiftlerin boşanmasının en önemli 3 nedeninin ise şiddetli geçimsizlik, çiftin maddi yatırım eksikliği ve sadakatsizlik olarak belirlendiğini kaydetti.
Araştırmanın sonuçlarını açıklayan Milli Evlilik Projesi yetkilisiDr. Barbara Dafoe Whitehead de, 23-27 yaşları arasında evlenenlerin genellikle daha mutlu bir beraberlik sürdürdüklerinin belirlendiğini vurgulayarak, “Belli bir yaşın üzerinde evlilik, sağlam bir beraberliğin göstergesi değil” diye görüş belirtti.
Evlilik uzmanı, ABD’de 1970’li yıllarda erkeklerde 23, kadınlarda 21 olan ortalama evlenme yaşının şu anda erkeklerde 27, kadınlarda ise 26’ya yükselmiş olduğunu da ifade etti.
Kaynak : Anadolu Ajansı
Erkeklerin Annelerinden Vazgeçemediği Kanıtlandı
Cuma, Ocak 15th, 2010 | Evlilik ve ilişkiler | Yorum yapılmamış
Britanya’da yapılan bir araştırmada erkeklerin kendilerini “daha bağımsız cesur ve güçlü” olarak tanımlamaktan hoşlansalar da annelerinden ayrılmakta kadınlara göre daha çok zorlandığı ortaya çıktı.
Bir gıda şirketi adına yapılan araştırma 20-40 yaş arası her üç erkekten birinin hala ailesiyle yaşadığını ortaya koydu. Aynı yaşlardaki kadınlarınsa beşte biri ailesiyle kalıyor.
Bunun yanı sıra “yuvadan uçan” her dört erkekten biri ailesinin evindeki tam tekmil odasını muhafaza etmeye devam ediyor. Buna karşın her beş kadından sadece biri ayrıldıktan sonra ailesinin evindeki gençlik odasını koruyor.
Daily Mail’in haberine göre 3000 kadın ve erkek üzerinde yapılan araştırmada ailesiyle kalan erkeklerin yüzde 59′u bunun maddi sebeplerden kaynaklandığını söyledi. Kadınların yüzde 57’si erkeklerinse yüzde 16’sı kendilerine annelerinin bakmasının hoşlarına gittiğini söylerken erkeklerin yüzde 11′i uzun süre ayrı kalırlarsa ebeveynini çok özlediklerini belirtti
Hala aileleriyle yaşayan yetişkinlerin yüzde 56’sı yemeklerini annnelerinin pişirdiğini yüzde 55′i de çamaşırlarını bile annelerinin yıkadığını söyledi. Araştırmaya katılanların yüzde 18′i ise işe giderken annelerinin kendilerine öğleyin yemeleri için bir şeyler hazırladığını ifade etti.
Araştırmada ayrıca aileleriyle yaşayanların yüzde 21′inin ekonomik kriz yüzünden ana-baba evine dönmek zorunda kaldığını belirtti.
İlişkiler Neden Hayal Kırıklığı İle Sonlanır?
Cuma, Ocak 15th, 2010 | Evlilik ve ilişkiler | Yorum yapılmamış
Çok iyi başlayan aşklar var, sevdalar var. Ama kısa bir süre sonra bu ilişkilerin pek çoğunun hayal kırıklığı ile sonlandığını görüyorsunuz. Neden?
Aşkın “imkansız” olduğunu hepimiz bir şekilde öğreniyoruz. Ya şarkılardan ya şiirlerden veya yaşayarak.
Eş seçimi yaparken kimi insanlar alt benliklerini (id) ön plana çıkarır ve cinsel çekiciliği çok önemserler. Kaslı vücutlar, kıvrımlı kalçalar, dar kalçalar, uzun bacaklar vs.
Kimileri üst-benliklerini ön plana çıkarır (süperego) .Birlikte olacağı insanın toplumsal konumu, ahlaki tutumu, adil ve kibar mı, sosyal ortamlarda nasıl? gibi özellikleri önemserler.
Kimileri de benliklerini önemser, bencil (egoist) davranırlar. Birlikte olacakları insan zengin mi?
Olanakları olan bir insan mı? Doyuma odaklanmış akıl bu kişilerde ön plana çıkar.
F. Scott Fitzgerald (Muhteşem Gatsby nin yazarı) bir öyküsünde*** farklı seçim yapan iki çifti karşılaştırmıştır.
Birinci çift, sosyal konumları ve sosyal beklentileri birbirine çok uygun olduğu için birbirlerini seçmişlerdir. Kadın da adam da spor klüplerine üyedir. Şehrin seçkin çevrelerine birlikte girip çıkarlar.
İkinci çiftteki adam ise entelektüel biri ve müzisyen olmasına rağmen işlerini yaptıracağı ve kültürel paylaşımın az olduğu bir kadını tercih etmiştir. Eve gelenler adamın karısını “temizlikçi kadın” zannederler.
Fitzgerald bu ilişkileri ilginç bir şekilde irdeler. Birinci çiftin ilişkisi giderek anlaşmazlıklar ve tartışmalarla bozulurken, ikinci çiftin ilişkisi uyum içinde devam eder.
Birinci ilişkideki erkeğin yaşadıkları ile Fitzgerald ın hayatı arasında ilginç benzerlikler bulabilirsiniz. Fitzgerald da bir sakatlık yüzünden askere alınmamıştır. Sevgilisi (daha sonra karısı olacak Zelda) ile insanların ilgi odağı haline gelmişlerdir (popüler bir çift). Daha sonra ise ilişkilerinde tartışmalar olmaya başlamıştır.
Fitzgerald ın karısı Zelda psikiyatri hastanesine yatacaktır.
Zelda Trajik bir yangında hayatını kaybeder. Fitzgerald karısı ölünceye kadar ondan ilgisini geri çekmeyecektir. Bu kayıp kuşağın seçkin temsilcisi, karısı psikiyatri servisinde yatarken, kendisi de Holywood’da eski başarılarını tekrarlayamayan alkolik bir senaryo yazarı olur.
Fitzgerald ın ve Zelda nın tek çocukları, kızları, anne ve babasının ayrı olan mezarlarını uzun bir süre sonra bir araya getirir.
Aşkı ve sevdayı id , ego, süper-ego düzeyinde ele alabiliriz. Ama bu bize yalnızca iki boyutlu bir bilgi verir. Kavrayışımızın içine üçüncü bir boyutu katmak zorundayız.
Bu üçüncü boyut da “zamandır”.
Çiftlerden biri obsesif olduğu için vicdan ve adalet kavramlarını ön plana çıkarabilir. İlişki içinde ne kadar haklı olduğunu sevgilisinin “haksız” olduğunu arkadaşlarına anlatmaya çalışabilir.
Çiftlerden biri şizoid özellikli bir narsisizmi olduğu ve birazda antisosyal özelliği olduğu için daha rasyonel, çevreyi önemsemeyen bencil ve ben-merkezci bir ilişki kurmaya çalışabilir.
Çiftlerden biri histerik yapıya sahip olduğu için bedensel güzellik, ayartıcılık, yakın olma isteği ile bunları dengeleyen dokunulmazlık, asalet, uzaklık gibi özelliklere sahip olabilir. Sevgilisinde kıskançlık duyguları uyandırır.
Bu formülleri çok çeşitlendirebiliriz.
Ama şimdi ve burada kuracağımız bütün formüllerde bir eksiklik olacaktır.
Çünkü işin içine zaman boyutunu katmıyoruz.
Kişiyi uzun süre gözlemleyerek, anlamaya çalışarak, geçmiş hayatını ve geçmişteki ilişkilerini öğrenerek en önemli bilgiye ulaşırız.
İlişki için zaman önemlidir. İlişki anlık yalnızca şu anda olan bir şey değildir. İlişki zaman içinde demlenir, şekil alır ve belli bir olgunluğa ulaşır.
Bütün ilişkilerin en çekirdeğinde ise anne ile kurduğumuz ilişki vardır.
Eğer annenizle veya anne yedeğinizle ilk bağlanmanızda bir sorun varsa, aşık olduğunuzda bu sorunla mutlaka yüzleşeceksiniz.
Bağlanma diyoruz. Bu bağlanma meselesi çok önemli. İlişkiyi terk etme veya ilişkiyi devam ettirme içinizdeki bu çekirdek yapı tarafından belirlenecek.
Belki birazda abartırsak bütün psikiyatrik ve psikolojik sorunlar bağlanma sorununa indirgenebilir.
Ben bağlanma zayıflığının insanın kötü bir kaderi olduğunu düşünmüyorum.
Bu sonradan değiştirilebilir. Kişi yoğun bir duygusal ve entelektüel performans gösterebilirse bağlanma gibi önemli bir sorunun aşılabileceğini, düzeltilebileceğini düşünüyorum.
Aslında bağlanma dediğimiz sorunun adını ayrışma sorunu olarak söyleseydik belki daha doğru olurdu.
Biz doğduğumuzda annemizle bir bütünüz Daha sonra ondan ayrışırken ve aynı zamanda ona bağlı kalmaya devam ederken işte bu süreçte sorunlar çıkmaya başlıyor.
Aynı anda bizi var eden, var oluşumuzun temeli olan bir kişiye (annemize) hem bağımlı olmamız, hem de aynı zamanda ondan bağımsız olma arzumuz, daha baştan insan için karmaşık bir ruhsal yapının oluşacağını gösterir. İki zıt özellik aynı anda vardır.
Bağlanma ve annemiz meselesini konuşmaya başladıkça ilişkiler sorununu doğumumuzdan itibaren anlamaya çalışıyoruz demektir.
Doğumumuzdan sonraki karşılaştığımız bizim için önemli insanların hepsini birer “nesne” olarak adlandıralım.
Şimdi artık insanı, yani kendimizi nesnelerimiz ve biz olarak anlamaya çalışalım.
Çevremizde bizim için çok sayıda önemli nesnemiz vardır.
Annemiz babamız kardeşlerimiz, babaannemiz, teyzemiz, halamız, dayımız, sütannemiz, hayatımızın içinde olan bir komşu vs.
Bu kişiler ilk ilişkimize (annemiz ve babamızla olan ilişkimize) eklemlenirler.
Kişiliğimiz bir soğan gibi kat kat veya bir ağacın dalları gibi açıla açıla bütün bu ilişkilerin zenginliği içinde oluşmaya başlar.
Her ilişki bizi bir başka ilişkiye sunar.
Annemiz babamıza babamız amcamıza vs vs.
Çoğumuzun bildiği gibi “büyük patlama” teorisi ile durağan (statik) evren teorisinden aslında hareket eden ve gittikçe genişleyen bir evren teorisine geçildi
Bizim varlığımızda evrenin varlığının bir kopyası gibi düşünülebilir.
Her ilişki bizi patlama odağından (annemizden) uzaklaştırır.
Zamanın her ilerleyişinden ondan daha çok uzaklaşırız.Annemizden veya anne sembolünden ne kadar uzak olursak da (zaman içinde yol alma anlamında-yaşlanma yani) onu o kadar çok özleriz.
Biz ilişkilerimizi birbirine benzer bir şekilde yaşadığımızı sanırken, aslında yaşadığımız şeyin bir daire (çember) olmadığını anlarız.Çünkü daire veya çember hep kendini tekrarlar.Ama hayatımız daha çok bir helezon (spiral) a benzer. Giderek her şeyden uzaklaşan, renklenen çeşitlenen, ama dağılmaya doğru giden bir süreç.
İlişkilerin kuruluşunda ön kabuller vardır.
Yakınlarınız sizin ihtiyacınız olan , istediğiniz pek çok şeyi verebilirler. Yakınlarınız sizi besler, korur, alış verişinizi yapar vs. Ama yakınlarınızla cinsel ilişkiye giremezsiniz.
Hemcinslerinizle arkadaşlık etmek size keyif verir. Ama aynı cinsten olanlarla cinsel ilişkiye giremezsiniz.Kural koyucu nesnenin kurallarına uymak zorundasınız. Kısa yoldan doyuma ulaşmak için hırsızlık yapamazsınız.Rekabet için veya kendi var oluşunuza ilişkin bir tehdit hissettiğinizde hemen adam öldürmemeniz gerekir vs.
Doyum kaynakları ile ilgili bu var oluş şekli bizi hemen kavrayamayacağımız ancak analiz ederek ve kafa patlatarak anlayabileceğimiz bir sürü karmaşık ruhsal kompozisyonun içine götürür.
Bu ilişkiler bir sinir hücresi ağı gibi (nöron) bir birine bağlıdır.Bir hücre uyarılırsa bu uyarı bütün hücrelere yayılabilir.
Kişi kendisine yıkıcı veya olumlu yaşantılarını çağrıştırdıkça ilişki içinde kavgacı veya sevecen bir pozisyon alacaktır.Örneğin sevgilinizi başkalarına sizi şikâyet ederken gördüğünüzde içinizde abartılı bir öfke uyanabilir.Daha sonra analiz yapıldığında aslında bir zamanlar annenizin de sizi böyle şikayet ettiğini hatırlayacaksınız.Hatta şikayet ettiği kişi babanızdır.Babanız sizi bu olaydan dolayı cezalandırmıştır.Üzerinde yoğunlaştıkça sizin bu olayı bir ihanet gibi yaşadığınız ortaya çıkar.
Analiz sırasında babanızdan korkunuzu hatırlarsınız.Annenize olan öfkenizi hatırlarsınız.
Şimdi de sevgiliniz bu şekilde sizi dış dünyadaki babanıza benzeyen insanlara şikayet etmektedir. Daha önce yaşadığınız bu dehşetli duygusal deneyimden dolayı bu şikayeti basit ve sıradan bir olay gibi algılayamazsınız artık…
Ama ilişkiniz yeni başlamıştır.
Sevgilinizin henüz sizde kredisi vardır. O yüzden bir şey söylemezsiniz.
Ama bir dizi buna benzer kompozisyonlar ortaya çıktıkça, halk arasında “birikim” denilen durum oluşur.
İlişkide patlamalı (impulsif) deşarjlar olmaya başlar.
Erkekleri Mutlu Eden 10 Özellik
Pazartesi, Ocak 4th, 2010 | Evlilik ve ilişkiler | Yorum yapılmamış
Erkeklerin beğenilerinin karmaşık olduğunu düşünenler çok yanılıyorlar. Klasik erkek davranışları göz önünde tutularak oluşturulan “Onları mutlu eden 10 özellik” listesi, standart erkek profili hakkında size daha çok bilgi verecek ve belki de artık “Niye beni değil de onu seçti” demekten kurtulacaksınız!
Çekicilik
Bir erkeğin sizi fark etmesini sağlayan ilk nokta dış görünüşünüzdür. Onu etkilemeniz için gereken ilk şey de haliyle biraz çekiciliktir! Bunun için olağanüstü bir çabaya gerek yok. Bakımlı ve kendinden emin bir ifadeye sahip olmanız, sizi yeteri kadar çekici kılacaktır çünkü… “Kendinden emin” tanımını kesinlikle ukalalık ya da havalı davranmak olarak algılamayın. Mesela aranızda kendinizi ifade etmenizi engellemeyecek kadar mesafe bırakın. Gizemli durmanızda ve her şeyi apaçık konuşmamanızda yarar var.
İdeal vücut
Karşınızdaki erkeğin sizde ikinci olarak dikkat edeceği şey vücut hatlarınızdır. Göğüsleriniz, kalçanız ya da boyunuzun uzunluğu onu cezbedebilir. İdeal vücut hatları olarak yorumladıkları 90-60-90’a yaklaşabiliyorsanız, zaten birçok rakibinizi geride bıraktınız demektir. Ancak unutmayın ki bazı erkeklerde ideal vücut anlayışı değişir. Kısa boylu, küçük göğüslü ya da çok uzun boylu olmanız tercih sebebi olabilir; o da sizin şansınıza kalmış!
Güzel bir yüz
Sıra geldi yüzünüze… Tanıştığınız erkeğin yavaş yavaş incelemeye başladığı yüzünüzün doğal bir güzelliğinin olması, gözlerinizin, kulaklarınızın ve burnunuzun yüzünüzle orantılı olması, sizi bu elemeden geçirecektir. Gözlerinizin ve dudaklarınızın güzelliği, bu aşamada ayrı bir önem taşır. Dudak kalınlığınız, konuşurken kullandığınız mimikler, gözlerinizin iri ya da ufak olması yine tercihleri etkileyecektir.
Tutku
Bunca adımdan sonra partneriniz sizden tutku ve şehvet de bekleyecektir. Kendisine pozitif yaklaşmanız, birlikte olduğunuzun her anı keyifli kılmanız iyi olur. Bu şartlar altında yanınızdaki erkek, en mutlu erkek sayılabilir.
Saygı
Diğer hemcinslerinin yanında onu küçük düşürecek şakalar yapmanız büyük dezajantaj! Erkekler böyle bir hareketi saygısızlık olarak yorumlar. Gözündeki değerinizin azalmasını istemiyorsanız, ona başkalarının yanında saygılı davranmalı, hatta arada bir pohpohlamalısınız.
Espri anlayışı
Karşınızdaki erkeğin yüzünü güldüren her şeye iyi bir tepki vermelisiniz. Eğer çok şakacı bir insan değilse, zaten bu kadar gülümsemesine saygı göstererek sizin de gülmeniz bir jesttir. Hele de yaptığı kötü esprilerde bile ona iyi tepkiler vermeniz, kendisini yanınızda rahat hissetmesini sağlayacaktır. Eğer güldüren kişi sizseniz, arkadaşlarının en sevdiği insan olabileceğinizden sizi asla yanından ayırmayacaktır.
Zeka ve kendine güven
Zeki kadın genellikle erkekler için problemdir, ama bu sadece kısa süreli ilişkiler için geçerlidir. Eğer karşınızdaki erkek uzun süreli bir ilişki arayışındaysa, zeki olmanız ve kendinize güvenmeniz sizi daha çekici kılacaktır.
Dürüstlük ve güven
Karşınızdaki adamın uzun süre yanınızda olmasını istiyorsanız, önce ona güvenmeli ve kademeli olarak dürüst olmalısınız. Bu kelimeden kasıt, eskide kalan ilişkilerinizi ve kötü anlarınızı ilk günlerde anlatmamak, birbirinizi tanıyıp ne kadar güvenebileceğinizi anladıktan sonra aşama aşama paylaşmaktır. Erkek kendine güvenen ve dürüst bir kadınla birlikte olmaktan mutlu olacak, hatta size söylemese de sizinle gurur duyacaktır.
Altın gibi bir kalp
Erkeklerin kötü günlerinde kadınlar genellikle gündelik planlarını uygulamaya devam ederler. “Ne, neden, niçin, neyin var” gibi soruları kullanmadan kendilerini anlayacak bir kadına ihtiyaç duyan erkekler, böyle birini bulduklarında ise asla bırakmak istemezler.
Ve tabii ki aşk!
Bazı erkekler ilk üç maddede mutluluğu yakalarken, çoğu erkek ise aşk arar. Kendisine sadık, çekici, tutkulu, güzel, güvenilir, şefkatli ve en önemlisi kendisine aşık bir kadın bulduklarında, aradıkları mutluluğu bulmuş olurlar. Ancak bunların hepsinin bir arada bulunduğu bir kadın bulmak oldukça zor olduğundan, genellikle karma 5 şık ile uzun süre hayatlarına devam ederler!
İlişki Kişiliğini Öğren
Salı, Aralık 29th, 2009 | Evlilik ve ilişkiler | Yorum yapılmamış
Aşkta kontrolcü, kıskanç mı yoksa koruyucu musunuz?
İlişkisiz yapamayanlardan mısınız?
Erkek arkadaşınızla yollarınız ayrıldığında hemen yeni birini buluyorsanız ilişksiz yapamayanlardansınız. Onun alışkanlıklarına ve çevresine hemen adapte olup onun gibi yaşamaya başlarsınız. Bu arkadaşlarınızı hatta yeni sevgilinizi rahatsız edebilir. Bu özelliğinizden hoşlanmasanız da kendinize engel olamasınız. Bu şekilde davranmayı bırakmak istiyorsanız ilişki sonrası bekar olan arkadaşlarınızla eğlenceli vakit geçirmeye çalışın, böylece yalnız kalmış gibi hissetmezsiniz. Yeni ilişkinizde sizin ve onun kendi hayatlarınızı yaşamanıza özen gösterin.
Onun annesi gibi misiniz?
Sevgilinizin herşeyini hazır etmeye mi çalışıyorsunuz? Yemek, kıyafet ve banyo hatırlatmaları ona annesini hatırlatabilir. Annelik rolü sebebiyle sevgiliniz siz olmadan birşey yapamayacak zannedebilirsiniz. Gerçek şu ki erkekler istediklerinde herşeyi gayet iyi becerirler. Oysa ilişkilerin sağlıklı olması için her iki tarafın da aynı olgunluğa sahip olmaları ve kendi sorumluluklarını yerine getirmeleri gerekir.
Sürekli kontrol mü edersiniz?
Sevgilisini kontrol etmeyen yok gibidir ancak bu abartıldığında bazı sorunlara neden olabilir. Erkekler kadın tarafından kontrol edilmekten ve baskıdan hoşlanmazlar. Unutmayın, siz onu kontrol etmeye çalıştıkça size yalan söyleme ihtimali artar.
Sevgiliniz olduktan sonra değişiyor musunuz?
Sevgiliniz olduğunda karakteriniz, alışkanlıklarınız ona mı benziyor? Sevdiği herşeyi seviyor, hobileri hobiniz mi oluyor? Bu kişiliğinizden ödün vermeniz sonucunu doğurabilir. Bu ilk başlarda sevgilinizin hoşuna gitse de, sonraları hayatınızı monotonlaştıracaktır. Sizi ilk tanıdığında daha farklı olduğunuzu düşünecektir. Bu nedenle ilişkinizi kendinizden ödün vermeden, tüm doğallığınızla yaşayın.
Kategoriler
- Dantel oya örgü (31)
- Dantel Modelleri (7)
- Dantel teknikleri (2)
- örgü modelleri (19)
- Örgü teknikleri (3)
- Diş sağlığı (5)
- Ağız bakımı (1)
- Çocuklarda (1)
- Hamilelikte (1)
- Yanlışlar Doğrular (1)
- Yaşlılarda (1)
- Erkek (232)
- Bakım - Püf Noktaları (27)
- Erkek Mutfağı (46)
- Futbol Tirübün (17)
- İlişkiler (51)
- İpuçları (36)
- Otomobil Dünyası (7)
- Saç Dökülmesi (1)
- Sağlık (34)
- Spor (9)
- Ünlüler Ve Güzeller Galerisi (2)
- Evlilik ve ilişkiler (66)
- Genel sağlık (9)
- Açık çıban hastlıgı (1)
- Öksürük (2)
- Kadın (408)
- Ahçı - Yemek Tarifleri (92)
- Aşk (9)
- Bebek Ve Çocuk Sağlığı (18)
- Dantel örnekleri (7)
- Diyet Yemekleri (34)
- Güzellik_Cilt Bakımı (65)
- Hamilelik (3)
- Kalori Cetveli (4)
- Lif örnekleri (2)
- Magazin (20)
- MiNi MuTFaK (33)
- Örgü modelleri (12)
- Püf Noktaları_Faydalı Bilgiler (30)
- Saç bakımı (4)
- Saç boyama (1)
- Saç modeli seçimi (1)
- Sağlık_Yaşam (46)
- Ünlüler Galerisi (2)
- Mizah (66)
- Fıkralar (36)
- Komik resimler (1)
- Komik Yazılar (20)
- MoDa (33)
- Ayakkabı (7)
- Bayan Aksesuar (3)
- Bilgi Bankası _ Püf Noktaları (7)
- Çocuk Aksesuar (1)
- Çocuk Giyim (2)
- Erkek Aksesuar (3)
- Erkek Giyim (3)
- Kadın Giyim (1)
- Mücevher (6)
- Sevda Bahçesi (93)
- Güzel Sözler (5)
- Hikayeler (15)
- Resimler (4)
- Şiirler (44)
- Yüreğin Kalemi (22)
Son yazılar
- Kadınlardaki Bazı Davranışlar , Erkeklerin İştahını açıyor.
- İlişkinizin Ne Kadar Süreceğini Test edin.
- EVVEL’İM!..EZEL’İM!..EBEDİ’MSİN!..
- Mucizem
- 30 Yaşını Aşmış Bayanlar..
- Tava Böreği
- Domatesli Pilav
- Erkekler , Erken Evlenin!
- 27 Farklı Kadın Tipi Var!..
- Erkeklerin Annelerinden Vazgeçemediği Kanıtlandı
- İlişkiler Neden Hayal Kırıklığı İle Sonlanır?
- Ten Renginiz Ve Moda
- Erkeklerde Vücuda Uygun Giyim Önerileri
- Erkekleri Mutlu Eden 10 Özellik
- Sevgi Testi